Tutuluyoruz II
- aksaliha
- 29 Eki 2022
- 3 dakikada okunur
Yürüyor muyduk?
Yoksa bir doğa parçasının altını mı çizdiriyorlar bize?
Ellerimizde küçük kağıt kutular
Yüzlerimiz asılsız.
Bir yere geldik ki
Hiçbir sokağın adın yok.
.
.
Bu toptan içine devrildiğimiz
Bu bir şey, bir değirmi,
Anlatılmaz bu, bu bir gülümseme.
Öteşiirde
Batar çıkar sözcüklerimiz.
Cemal Süreya-Söz Yitimi
Bu tutulmayı bu şiire benzetiyorum, öyle bir yere geldik ki hiç bir sokağın adı yok. Demek ki bir reset atacağız zihnimize. Sonra o sokaklara yeni tanımlamalar yapacağız..
Başlıyoruz... Hem de en baştan..
Selam herkes...
Bir kaç mevsim renkler solunca gene de ve yine de tükenmez hayatımın sesi. Arka fon iyi Mor ve ötesinden son albüm şarkısı. Hem yazmayı hem de sağlıklı nefes almayı özlediğim bir hafta.. Yeryüzünde yürüyen herhangi bir canlı nefesin önemini kavradığında tüm hayatı en baştan şekilleniyor bunu anlatamam ama üstüne yemin edebilirim :) Neyse, umarım herkes iyidir buraya kadar. Bağışıklık sistemimin tümden çöktüğü ve sonra geri kazandığım bir haftaydı benim için. Sağlık önemli diyip asıl tutulma konusuna geçmek istiyorum çünkü yılın son tutulması Ocak ayına kadar böyle tutulacağız. Eski biz ve henüz yeni olmayan ve yeni nasıl olunur bilmediğimiz bir oluşumun içine giriyoruz hazırlanın çocuklar :) ama 6 ay sonra yeni bize dair bir fikrimiz olacak. Hemen 6 ay sonrayı düşünmeyelim ve planlamayalım çünkü bu tutulmanın asıl konusu SÜREÇ. Evet süreç bizi alacak eski biz yapacak bazen sonra hayır diyeceğiz bu eski değil zihnim buraya kadar öyle bildiği için öyle tanımlayabiliyor sadece çünkü o kadarını biliyor. Bir de yeni biz'i bilmiyor ki hiç orada biraz yalpalayacağız git gel yapacağız ama sonra tekrar kıpır kıpır olunca içimiz ''bir dakika diyeceğiz bu güzel bir duygu olabilir ya da daha çok belirsiz bir duygu olabilir ama henüz bunu bilmediğim için tanımlayamıyorum.''
Ve tam o anda evren de şöyle fısıldayacak '' Tanımlayamıyorsun çünkü bilmiyorsun, korkma, akışı yaşa çünkü artık yeni bir oluşumun başlıyor. Burası biraz korkup korkup korkulardan uzaklaştığımız, kaygılardan özgürleştiğimiz bir nokta olacak ki işte hayatın en güzel hediyesi de burada zaten bence.
''Susmasından yararlanarak, sormak istediğin şeyler varsa vakit kaybetmeden sormaya bak''
Ben cevap verdim.
''Öğrenmekle memnun olacağımı bildiğin şeyleri sen kendin sor. Acıma kalbimi altüst etti, soru soracak durumda değilim.''
Dante ALIGHIERI, La Divina Commedia- ınferno (Cehennem)
Burası bu tutulma için önemli. Hayattan korkmadan soru sorana dek cehennemi yaşıyoruz. Bir türlü o soruyu soramıyoruz. Soruyu sormak önemli çünkü soruyu sorana dek geçen zaman tam bir cehennem. Neyse ki Dante'de kitaplarını cehennem-araf-cennet şeklinde yazıyor. Bu tutulma da güzel olan şey şu ''cehennem de değiliz.'' Kollektifi tebrik ediyorum gerçekten ve helal olsun diyorum soruyu sorduk ve cehennemden zaten çıktık. Cevap beklediğimiz kısım araf. Ve her türlü cevabımız cennetle bitiyor eyy sayın okur.. Umarım herkes bir gün soru sormanın özgürlüğünü tadabilir çünkü soru soran için artık cevabın bir önemi kalmamıştır! Soru soran özgürleşmeye doğru gitmektedir ve özgürleşmenin tadını alan kimse zaten bu hayatta cenneti yaşıyordur.
Peki?
Yürüyor muyduk?
Yoksa bir doğa parçasının altını mı çizdiriyorlar bize?
Artık farketmez sevgili Süreya. Çünkü her ikisi de çok güzel. Bırakalım hatta sözler de şiirin adı gibi çok fazla yitsin çünkü artık yeni cümleler kurmaya ihtiyacımız var..
Napıyorsun? diye sordu kendi kendine.
Biraz düşündükten sonra;
Oluyorum, dedi.
Bir yerdeyim.
Bir zamandayım.
Birileri daha var, onlar da oluyor.
Hep birlikte ama ayrı ayrı bir şey oluyoruz.
Var olan bir şey olarak,
olmaya devam etmek,
varlığımıza karşı borcumuzdur.
O varlık ki,
Olmayışımı hayal dahi edemiyorum.
Bu 6 ay tam olarak yukarıdaki dizeler gibi geçecek. Çok mu metafor bilmiyorum ama bence aslında hiç değil ve hepimiz tam da ayrı ayrı bir şey olurken bir yerlerde ve bir zamanlarda bir şey olmaya devam edeceğiz. Çünkü düşünsenize insanız ve bu metaryal dünyada dualiteyi insan zihnimiz anlayamıyor ve en azından var olmak adına türlü şeylere sığınıyoruz çünkü var olmazsak ölürüz.. Derin meditasyonda dualiteyi anlıyoruz biz, ama bunu anlatmayacağım çünkü o zaman herkes bize hemen deli deyiverir:) Zaten hissedilen anlatılmaya yakın bir şey olmuyor ve kelimelerle anlatacağımız kadar küçük hisler değil. Hissedileni anlatamadığınız bir duygunuz varsa bu mükemmel bir şeydir. En azından bu 6 ay bunu bilelim.
Kapatıyorum. Lunas'ın sözleriyle;
Bu tutulma yaşama umudumuzu tazelemek ve deneyimleme arzumuzu güçlendirmek için bir başlangıç sunuyor ve diyor ki ''her nefes alışınız bayramdır ve bir umuttur yaşatan insanı''
(evet evren sarhoş ve dil çıkarıyor şu an, bu da böyle bir tutulma:))
Hepimize iyi tutulmalar... :)



Yorumlar