Kasımda Yazılanlar...
- aksaliha
- 23 Kas 2022
- 3 dakikada okunur
Belirsizlik! Hem özgürlük hem de ahlaki zemin için bir başlangıç noktası mı? Evet, öyle. Cevabı uzatmadan söyleyeyim. Kesinlikle evet ve tabi ki ancak :) Önce özgürlük ne onu bilmemiz lazım sonra özgürlüğü öğrenirken ahlaksızca davranacak durumlara şahit olmak hem kendimizde hem de başkalarında. Ve sonra ahlakı öğrenmek özgürlükle birlikte ve ahlaklı insanlara rastlamaya başlayacağız. Derken...Belirsizlik tıpkı adı gibi buharlaşacak..
Heyy!
Selam millet. Kışı getiriyoruz ve hala Kasımda aşk güzel falan değil. Umarım şu ölümlü ömrümüzün bir Kasımında cidden şu meşhur Aşk olgusu cidden şu dillere pelesenk olmuş ama bugünlerde pek de sürdürülebilir olmayan şu aşk dedikleri güzel olur. Böyle iliklerimize kadar deneyimleriz. Benim hala umudum var ya ama bir Mazhar Fuat Özkan değilim tabi. Böyle giriş yapmak aklımda çoğu zamanlar gibi yoktu üstelik yazı konumuzun da hiç aşkla ilgisi yok. Bir şeyden bir şeye değişirken geçirilen belirsizlikten bahsetmek istiyorum aslında ve bu değişim çoğumuzun üzerinde beni asıl burası heyecanlandırıyor.
20'li yaşların başlarında o kadar öğrendiğim teorilerin pratikte karşıma çıkmaması ve hatta pratikte hiç de öyle olması gereken gibi olmadığı aşırı canımı sıkmıştı. Bildiğim şeylerden nefret edecek kadar Bohemian Rhapsody moduna büründürdü beni. (Hala dünyanın en güzel şarkısı bence). 20'li yaşların sonunda şu cümleyi kurmaktan gurur duyuyorum. Bildiğim teorilerin hepsi doğruymuş eğer uymayan bir şey varsa onu da eksik ya da yanlış bildiğimden afallamışım. Hala hepsi teorilerdeki gibi olmuyor hatta bırakın hepsini bir kısmı bile olmuyor ama çok az bir şeyler oluyor bu günlerde, bu zamanlar ve bu devirlerde. O çok az bir şeyler ileride bir çığ gibi büyüyecek. Bunu nereden biliyorum derseniz bu koskoca ve aslında tamamen kendi dünyamızın döngüsünden. Ve tüm döngüler bitmeye mahkumdur! Ve döngüyü göremediğimiz sürece o döngülerin yenden başka isimlerle, başka kurumlarla, başka partnerlerle, başka arkadaşlıklarda yeniden başlaması da bir döngüdür üstelik. Döngüyü gören döngüden çıkar ama biz önümüzü bile göremeyen insanlar için döngüye tutunmak pek doğalıdır..
Londra'da bir klise müdavimi olmasına yol açan nedenlerin onu Pekin'de bir Budist ya da Pekin' de bir Budist ya da Konfüçyüsçü yapacağı aklına getirmez. Oysa çağların insanlardan daha yanılmaz olmadığı kendi içinde gün gibi açıktır, savunu gerektirmez. Her çağ daha sonraki çağlarda yalnızca yanlış değil aynı zamanda saçma olarak değerlendirilen pek çok görüşe sahip olmuştur; şimdi yaygın olarak kabul edilen pek çok görüş de gelecekteki çağlar tarafından reddedilecektir, tıpkı bir zamanlar yaygın olarak kabul edilenler bugün reddedildiği gibi...
J.Stuart Mıll, Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine
Bold Italıc yazıdan önce söylediklerim ne kadar anlamlandırıldı zihininizde bilemem ancak bu yazıyı yazmak için oturduğum bağlam tam da Stuart'ın sözleri üzerineydi aslında. Sistemi besleyenleri (küçük bir yansıma ama bunlar yüzünden hep büyüyor) canlı bir şekilde izledim bir süre. Her gün hala buralardaymışsınız dedim hiç utanmadan, yüzünüz kızarmadan, bazen kendinize bile gülerken, zamanınız dolduğunu bile bile tutunduğunuz sisteme, ifşaları ve en çok korkunuzu gördüm. Yanlış yapılanların ve hatta zaten yanlış yaptığınızı gördüğünüz halde kandırdığınız ve bunu zafer sandıklarınızın nasıl korku ve cesaretsizlik yarattığını gördüm. Sizi anlayanlardan nasıl tedirgin olduğunuzu, nasıl saf dışı etmeye çalıştığınızı, bir sürü insanı tam da o insanların zayıf noktasını bulup manipüle ettiğinizi gördüm. Ve bunlar tam da Stuart'ın söylediği gibi artık eleştiriliyor. Çağlar insanlardan daha yanılmaz ve üstelik savunu gerektirmez.
İçimde hep bir dürüst olmanın özgürlüğü öyle yatıyor ki bu özgürlük beni rahat yataklarda, huzurlu yastıklarda uyutuyor. İçimde geçilemeyecek tek yer tek zerre bu olsun istiyorum..
Bu nasıl bir yazı oldu ben biliyorum ama okuyan ne anlar bu konuda hiç bir fikrim yok ve açıkçası burası tamamen sizin kendinizi besleyebildiğiniz kadar zihninizde. Burayla artık pek ilgilenmiyorum.
İyi geceler sayın okur. Özgür zamanlar dilerim. Çünkü kendi hakikatimizi bu materyal dünyayla uyumlandıramadığımız her an ölüyoruz. Oysa bu hayat bir mucit olmamızı bekliyor. Biz daha çok strateji yapmayı biliyoruz.



Yorumlar