Neden Böyle Bilgeyim Ben
- aksaliha
- 7 Eki 2023
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 18 Kas 2023
Her şey Tanrıyla başlamıştı ve Tanrı öldü dediğin yerde yine yeniden başlamıştık.
Bilge olan bilgeyim demezdi, Nietzsche hala Dünya üzerindeki en iyi ironiciydi.:)
Ecce Homo'nun tüm bölümlerine saygılarımla...
Hayatımın şansı, belki de biricikliği onun karayazısındadır: bilmece gibi konuşacak olursam, babam olarak zaten ölmüştüm, annem olarak hala yaşıyor ve yaşlanıyordum. Adeta yaşam merdivenin en üstteki ve alttaki basamağından gelen bu ikili köken, aynı zamanda dekadans ve başlangıç- beni belki karakterize eden o tarafsızlığı, yaşamın genel sorunuyla ilgili taraf tutmayışımı açıklayacak bir şey varsa, o da budur işte. Yükseliş ve düşüş belirtilerimin korkusunu almakta herhangi bir insandan daha hassasımdır, bu konuda mükemmel bir öğretmenim, ikisini de tanıyorum, ikisi birdenim ben.
Ecce Homo, Friedrich Nietzsche
Hayatın bu kısmı Dante'nin İlahi komedyası Inferno'daki saldırganlar gibiydi.
7. Daire; Saldırganlar
Vergilius ile Dante nehri geçtiler ve kendilerini bir ormanda buldular. Bu ormandaki her ağaç intihar etmiş bir günahkarın ruhundan başka bir şey değildir.
Buradan içeri girmeden önce sevgili üstadım dedi ki; çevrene iyi bak, olacakları söylesem inanmazsın!
Üstadım beni bu kapıdan içeri almamak için tüm şartları zorlamıştı ancak bir şekilde içeri girmiştim.
Kulağıma dört bir yandan çığlıklar geliyor ancak haykıranları bir türlü göremiyordum. Şaşkın şaşkın olduğum yerde durdum.
Bence yaşam filozofluğunda hiç aşağı kalır yanı olmayan o büyük romancı Frish'in günlüğündeki gibi bütün sanatların muhtemelen en zahmetlisi olan ''kendin olma '' sanatı başkaları tarafından dayatılan ya da telkin edilen tanımları ve kimlikleri azimle reddetmeye dayanıyor. Frish'in burada alnından öpüyoruz. (Aslında Budizm'deki o derin felsefe de bunu anlatıyor ancak nedense akademik yazarların metinlerinde pek buraya rastlayamıyorum, bir inanış sonsuz o inanış belki onları yok edeceğinden)
Akıntıya direnmeye Heidegger'in kalabağın içinde doğup kalabalıkla güçlenen ve aciz bırakan şahsi olmayan ''Das Man'' ve Sartre o yüce Sartre ''L'on'' anlayışına göre ''başkası olmaya'' ve dışsal baskıların herkesi olmaya mecbur ettiği bir kişi olmamaya dayanır.
Ey yaşam mücadelelerimiz;
Katılmak ve caymak
Taklit ile icat
Rutin ya da kendiliğinlik (Buraya kendiliğinden başka bir zıtlık hala bulamadım:)
Yani tüm bunlar güvenlik ve özgürlük seçimi midir?
Katılırsam güvenli, cayarsam özgür mü olurum?
Taklit edersem uyumlu, icat edersem reddedilen mi olurum?
Rutine uyarsam sadık, kendim olursam anlaşılmaz mıyım?
Tüm bunların hepsi aynı şevkle arzulanabilir ancak tatmin edilebilmesi neredeyse imkansızdır.
Kendi kendini tanımlamak, aynı zamanda kendi kendini ispatlamaktır. Bunu ben değil Sokrates demişti ama kendisi hakkında inatla susmuştu, bütün o determinizm kurallarından irade özgürlüğüne ulaşmaya çalışırken her seferinde determinist bir kendimi gözlemliyorum, işte Kant falan özgür irade diyor, birileri farkındalık diyor, birileri cennet diyor ancak yine de Harrari metinlerindeki gibi o Sapiens diyor ve hala oradayız. Modern insanlığın epey yol aldığını düşünüyordum ancak o ilk güvenlik tehditi olan korkudan çıkamadığını görmek beni bir nebze kırdı, kendimi kırdım...
Aydınlanma; insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır. Bu ergin olmama durumu ise, insanın kendi aklını bir başkasının kılavuzluğuna başvurmaksızın kullanamayışıdır. Bu ergin olmayışa insan kendi suçu ile düşmüştür.
SapareAude!
Aklını kendin kullanma cesareti göster!
Dante'nin ilahi komedyasındaki saldırganlara karşı Kant olmasaydı ayılamazdım. Kant ise defalarca Nietzsche'nin öğretilerine dönüp bakmıştır.
....
179. kez iyi ki doğdun Nietzche...



Yorumlar