Aramakla Bulunmaz ama Bulanlar Arayanlardır
- aksaliha
- 25 Ara 2022
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 Oca 2023
İlkelerin tartışılamayacağına dair sessiz bir uzlaşmanın olduğu yerde; insanlığın zihnini meşgul edebilecek en büyük sorulara dair tartışmanın kapanmış olduğunun varsayıldığı bir yerde, tarihin bazı dönemlerini o denli çarpıcı kılan, zihinsel etkinlik alanındaki o genel yüksek düzeyi bulmayı umamayız.
J. Stuart Mill- Düşünce ve Tartışma Özgürlüğü Üzerine
Selam Millet,
Geldik mi 2022'nin son haftasına. Bu yazı bu yılın son yazısı olabilir. Emin değilim. Son bir hafta içinde bir içerik daha çıkar mı benden. İş dışında çok fazla şeyi atladığım hatta ilk defa unuttuğum bir zaman dilimi. Unutmak iyi midir kötü müdür bilemiyorum. Bazen iyi bazen kötü diyerek bu kısmı kapatmak istiyorum ve sadece geçiciliği unutmamak gerektiği biliyorum. Her şey geçicilik üzerine kurulmuş bu doğada. Ve olanın bitenin geçici olduğunu bilerek yaşamaktan daha büyük özgürlük de pek tanımıyorum. Muhtemelen hayatımın ve bu zamana kadar bir şekilde sürdürebildiğim kariyerimin en yoğun olduğu başlangıç fragmanına son bir buçuk aydır ciddi bir şekilde giriş yaptım belki de vurgun yaptım bilmiyorum ancak hayat sahnesine çıkarken kendimce ve etrafımca ufak çaplı sesli bir girişim oldu. Burayı çok çok sonra anlatacağım büyük ihtimalle :)
2022 değerlendirmesine tek tek girmem mümkün değil ama muhtemelen çok büyük bir ihtimalle yeni dönüşümümün ilk ayak sesleri burada gümbürdedi. Bazen yıkıcı oldu etrafça bazen de şefkatli oldu. Hayatımdaki hiç bir şey bitmedi, dönüşerek ve üzerine koyarak devam etti. Devam etmek en büyük mottom oldu buralarda. Devam ediyor olmanın başka bir yüzüyle tanıştım bu hem sancılı hem de başarılı olmamı sağladı. Görükle sokaklarına bir kez daha kalıcıyız şimdi dedik. Kurumlara bir kez daha 'hey ben geldim' tadında bir girişimiz oldu. Çok heyecanlandığım bir proje yürütüyorum şimdilerde. Devam etmeseydim bu projeyi yürütemezdim. Bu yılda önceki yıllar gibi bir yere kadar çok arayış getirdi. Yazı başlığı o yüzden böyle. Bilirim aramakla bulunmaz ama şuna da canım gönlümden inanıyorum BULANLAR ARAYANLARDIR. Ben biraz buldum. Neyi mi buldum? Ben biraz kendimi buldum. Dün akıllıydım dünyayı değiştirmek istiyordum bugün biraz bilgeyim kendimi değiştiriyorum diyen Rumi'ye de selam olsun. Yaptığımız her şeyde, işte, aşkta, sekste, arkadaşlıkta, sevgide, dostlukta, projelerde, dağa, göle bakarken biraz kendimizi bulursak yolun bize çıkacağını anlarsak bak orada başka bir şey oluyor işte. ''Bir hayali gerçekleştirme olasılığı hayatı ilginç kılan bir şeydir'' 2022 bana bunu kattı. Bir içerik daha çıkarsa orada da devam ederiz ancak ben şimdiden 2022'ye teşekkür ederim. Ne seneydin be :)
Bu yazının konusu biraz giriş cümlesi ile ilgili. Ben ilkelerin ve bu ilkelerin dinamikliğini konuşmak ve tartışmak istiyorum her yerde. İlkelerin tartışılamayacağına dair sessiz uzlaşma kimden çıktı? Kimden çıktı kardeşim bu? Eksik genellikle yanlış işler yapan tarihteki ilk topluluktan. Nesilleri sürü gibi ve çoğunluk olduğundan hala türleri çoğunluk olarak devam ediyor ancak türlerinin sona yakın olduğunu da söyleyebiliriz. Yüzyıllar süren saltanat yavaştan bitiyor o yüzden bu kadar kaotik ortam var bugün her alanda.
Başlangıçta şu soruyu içtenlikle sormak istiyorum. Umut vadeden bir yığın beynin ürkek karakterle birleşmesinden dolayı dünyanın neler kaybettiğini kim hesaplayabilir? Cesur, güçlü bağımsız bir düşünceyi sonuna kadar götürmeyi cesaret edemez bunlar, çünkü kendilerini dinsiz ya da ahlaksız bir duruma düşürmesinden çekinirler. (Çevre daima sizi dinsiz ya da ahlaksız ilan etmekle görevli gibi davranır.)
Genel bir zihinsel kölelik durumunda büyük bireysel düşünürlerin çıktığı olmuştur ve bundan sonra da olacaktır ama böyle bir ortamda bütün bir halkın zihinsel olarak etkin olduğu görülmemiştir. Bugün baktığımda büyük küçük ciddi bir zihinsel kölelik etkisindeyiz ve kolektif olarak harekete geçmemiz henüz imkansız gibi duruyor.. Dibi görene kadar toplumun her kesimince buradan da pek çıkamayacağız anlaşılan. Zihinsel özgürlüğümüzü yeniden yürürlüğe koymadığımız sürece de yeni başlangıç yapmamız imkansızdır.
Galanthus Byzantinus tabirini sevdim. Bu sıcak kafa dizisinde hala bir umudun olduğunu gösteren endemik kardelen türü. SMK derken inceden Netflix'in ilk Türk dizisi Sadık Murat Kolhan'a göndermesini de sevdim. Sadık Murat Kolhan favori karakterimdi, bu dizide de öyle..Üstelik bu kardelen Bursa'da da yeşeriyor ciddiyim :) Çok umutsuz ve yılgın olduğum bir 2021 sabahında fotoğrafını paylaşmışlığım vardır instagramda. Belki de dizideki Murat Siyavuş'u o yüzden anlıyorum. Sisteme hep küçük küçük Galanthus Byzantinus'lar ekiyorum. Kolektif zihinsel kölelik kişisel olarak yaraların farkında olana kadar bitmez ama bir gün kolektif olarak bu kardelenleri ekeceğimize canı gönülden inanıyorum. (Ya hadi artık üzüntüleri de yasları da yaraları da konuşalım, hayat sadece mutlulukları anlatmak için fazla yapay)
Hatta ekmeye de başladık bile...
Farkındalıkla dolu 2023 dilerim.



Yorumlar